3G Yakın Gelecekte Toplu Ölümlere Neden Olacak
Yazar: DJ_ENGiN | Kategori: FAZLA BİLGİ
Son dönemde adını sıkça duyduğumuz 3G (görüntülü görüşme teknolojisi) ile hayatımıza aniden ve hissettirmeden yeni bir teknolojik virüs daha girdi. 3G teknolojisinin sağladığı yararlar yazılı ve görsel basında öyle güzel işlendi ki, insanlar hayatlarına giren bu şeyin zararları da olabileceğini pek aklına getirmedi veya getirmek istemedi. Birçok kampanyayla beraber kullanılması yönünde inanılmaz ölçüde teşvik edilen bu teknolojiye insanların iyice alışıp olmazsa olmazları arasına girmeden bazı şeyleri idrak etmesi gerekiyor.
Sitenin editörü olarak konu hakkındaki nacizane birkaç görüşümü sizlerle paylaşmak istiyorum,
Elektrikle çalışan tüm aygıtlar az veya çok bir elektromanyetik alan oluşturmaktalar. İnsan beyni de nöronların elektrik sinyallerini iletimi sayesinde çalıştığından kendine özgü bir elektromanyetik alana sahiptir. Denge halinde bulunan bu elektriksel alana yapılan tüm müdahaleler beyne zarar vermekte ve sinir hücrelerinin(nöronlar) ölmesine neden olmaktadır. Bilindiği gibi sinir hücreleri insan vücudunda bebeklik döneminden sonra daha üretilmeyip sabit sayıda kalmakta ve ölen hücreler bir daha yerine gelememektedir. Bu nedenledir ki, boksörlerde erken yaşta bunama başta olmak üzere türlü beyin rahatsızlıkları sıklıkla görülmektedir. 3G’nin yaptığı da beynimize hissettirmeden yumruk atmakla eşdeğer hatta daha kötü boyutlarda olanıdır.
Baz istasyonları yoğun bir manyetik alan üreterek dairesel alan içerisinde kapasitesinin yettiği kadar kişiye hizmet vermektedir. Bu manyetik alan radyo frekanslarının oluşturduğu bir tür ağ şeklinde düşünülebilir. Bu ağda hem cep telefonun pillerinin yaydığı elektromanyetik alan hem de radyo frekanslarının oluşturduğu alıcı-verici iletimi toplamda yoğun bir manyetik alan oluşumuna sebep olmaktadır. Kulağımıza yapışık olarak kullandığımız cep telefonları düşünüldüğünde ise beynimize 1-2 cm yakından etki eden bu manyetik alanın beynimizi ne denli fazla etkilediğini az çok tahmin edebiliriz. Radyo frekansları 20 santimetre kalınlığına kadar olan beton duvarları geçebilmektedir. Dolayısıyla baz istasyonlarının yaydığı sinyaller çevresindeki tüm binaların içlerine hatta bodrum katlarına kadar rahatlıkla girebilmektedir.
3G ile beraber yayılan verici sinyal miktarı 10 kata kadar artış göstermektedir. Bu durumda yakın gelecekte alzheimer, migren vs. gibi beyin-sinir hastalıklarında artış görülecek olmasını ve daha ileriki safhalarda beyin tümörü oluşumuyla beraber kanser vakalarının neden olacağı toplu ölümlerin kuvvetle muhtemel yaşanacak olması sonucunu çıkarabiliriz.
Felaket tellallığı yapmak istemiyorum fakat hayatımıza kendi insiyatifimiz dışında sokulan bu yeni teknolojilere olan tutumun daha bilinçli hale gelmesi için herkesin elinden geldiğince fazla kişiye durumu izah etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker konu hakkında yaptığı bilimsel araştırmalar ışığında önemli uyarılarda bulunuyor ve “Bu ateşi elinize almadan düşünün!”diyor.
İşte Sn. Şeker’in ortaya koyduğu bilimsel gerçekler;
1 YERİNE 9 BAZ İSTASYONU
“Bu sistemde iletişim aracı olarak kullandığımız, bir odayı dolduran bütün elektrik aksamını bir telefona soktular. Bu teknoloji ile beraber bugüne kadar 1 baz istasyonu olan yerde, artık 9 tane baz istasyonu olacak! İngiltere’de 3G ile beraber baz istasyonu sayısı 50.000-70.000 civarında artış göstermiş. Daha çok baz istasyonu; daha çok radyasyon, daha çok manyetik kirlilik demek! 3G hem insan hem de çevre sağlığı açsından büyük riskler içeriyor.
3G’NİN İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLARI
İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler.
TV istasyonunda çalışan kişiler, çalıştıkları ortama girince bir ağırlık ve baş ağrısı hissederler, yoğun stres yaşarlar. Bunun sebebi o istasyonda bulunan alıcı ve vericilerdir.
Bazı alışveriş merkezlerine giren insanlar da rahatsızlık duyarlar, rahat nefes alamazlar, kalp hastaları daha fazla rahatsız olur. Bunun sebebi de o alışveriş merkezinde bulunan baz istasyonlarının sebep olduğu kuvvetli radyasyondur.
2G’nin DNA’yı olumsuz etkilediği, kansere sebep olduğu birçok ülkede yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlandı”
BAZ İSTASYONU ÖLÜM YAYIYOR
“Baz istasyonuna ilk 300 m mesafede oynayan çocukların, diğer çocuklara oranla %500 daha fazla kanser olma riski taşıdıkları yine bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Okul, hastane, park gibi alanların çevresinde kesinlikle baz istasyonu ve yüksek gerilim hattı bulunmaması gerekiyor. Bizim ülkemiz maalesef bu konuda da gariplikler ülkesi! Birçok hastane, park ve okul çevresi baz istasyonları ile çevrili.”
CEP TELEFONU ÖLÜMCÜL BİR ALET
“Anne ve babalar cep telefonunu çocuklara ödül olarak kesinlikle vermemeli! Çünkü bu ödül değil, onların hayatından sağlıklarını çalan ölümcül bir alet!
BAZ İSTASYONLARINDA ÖRÜMCEK BİLE OLMAZ
“Dikkat edin baz istasyonlarında örümcekler yaşamaz, kuşlar da çevresine yuva yapmaz! Elektromanyetik kirlilik hayvanları ve doğal hayatı da çok olumsuz etkiliyor. Yeni sistem doğal hayatı tehdit ediyor!”
PEKİ ÇÖZÜM NEDİR?
“Cep telefonlarının mümkün olduğunca az kullanılması gerekiyor. Çünkü sağlığa tamir edilemeyecek derecede büyük zararlar veriyor. Mevcut sistem insanları korumuyor. Sigara konusunda devlet ve toplum çok geç uyandı ama artık büyük hassasiyet gösteriliyor. Çok geç olmadan cep telefonu konusunda da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor.”
HANGİ HASTALIKLAR ARTACAK?
”Kalp ameliyatı geçirmiş olanlar İstanbul gibi büyük metropollerde yaşayamaz hale gelecek.
Alerji vakalarında büyük artışlar gözlenecek. İsveç’te yapılan bir araştırmada 3G sisteminin gelmesinin ardından alerji vakalarından büyük artış gözlenmiş.
Almanya’da yapılan bir araştırmada da çocuklarda erken ergenlik ve obezite, kadınlarda menopoz sorunlarında artışlar ortaya çıkmış.”
Etiketler: 3g, 3G hastalıkları, 3G ve kanser, 3G'nin insan sağlığına yararları, 3G'nin insan sağlığına zararları, görüntülü görüşme, görüntülü telefon, insan sağlığı, Prof. Dr. Selim Şeker
Akreditasyon Nedir ?
Yazar: DJ_ENGiN | Kategori: BiYOMEDİKAL, FAZLA BİLGİ, Kalibrasyon
Günümüzde pazara sunulan ürün ve hizmetlerin çeşitliliği, “Tüketicinin Korunması” yolunda önlemlerin gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu yolda atılan adımlardan bazıları, sunulan ürünün gözetim veya test ile kontrol edilmesi ve üretim/hizmet süreçlerinin denetimi ile sistemlerin belgelendirilmesidir.
Elbette ki bir sonraki aşama, belgelendirme, test veya gözetim kuruluşlarının güvenilirliğidir. Sistem ve ürün belgelendirmesi yapan kuruluşlar, bu güveni kazanmak ve sundukları belgenin yaygın kabulünü sağlayabilmek adına uzmanlıklarını ve yeterliliklerini ispatlamak durumundadırlar. Tüketicinin tek başına ölçümleyemeyeceği bu noktada, kontrol görevi bağımsız “Akreditasyon Konseyleri”ne düşmektedir.
Akreditasyonun temelinde, uluslararası kabul gören kriterlerin tanımlandığı standartlar bulunmaktadır. Belgelendirme kuruluşları bu kriterleri uygulamakla, Akreditasyon Konseyleri ise uygulandığını düzenli olarak kontrol etmekle yükümlüdür.
Akreditasyon kısaca; bir ürünün yada hizmetin, piyasanın talep ettiği şartlara, standartlara, yönetmeliklere uygunluğunu göstermek üzere o ürün veya hizmet için yapılan deney, analiz, muayene ve belgelendirme işlemlerini yapan kuruluşların (Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları) resmi bir otorite tarafından uluslararası kriterlere göre denetlenerek teknik ve idari yeterliliklerinin onaylanması ve belli aralıklarla denetlenmesi işlemidir.
Kalibrasyon ve deney laboratuarları ile ürün/hizmet, sistem ve personel belgelendirmesi yapan kuruluşların akredite olma zorunluluğu var mıdır?
Akreditasyonla ilgili ulusal ve uluslararası düzenlemeler, bu konuda bir mecburiyet getirmemektedir. Akreditasyon, tamamen gönüllülük esasına dayanmaktadır. Genellikle; uygunluk değerlendirmesi hizmetlerinin verildiği serbest piyasa ekonomileri, laboratuarları ve belgelendirme kuruluşlarını akredite olmaya sevk eder. Bir laboratuar veya belgelendirme kuruluşunun akredite olması ona itibar kazandırır. Belgelendirme kuruluşları ve laboratuarlar; akreditasyonun dışında kalarak da hayatlarını idame ettirebileceklerini, müşteri bulabileceklerini ve müşteriyi tatmin edebileceklerini düşünüyorlarsa akredite olmadan da hizmet vermeye devam edebilirler. Ancak müşteriler ve piyasa şartları bu kuruluşların akredite olmalarını zorunlu hale getirebilir. Avrupa Birliğinde gıda laboratuarlarının akredite olmaları zorunlu hale gelmiş olup onaylanmış kuruluş atamalarında da akreditasyon bir araç haline gelmiştir.
Zorunluluk olmadığı halde akreditasyon belgesi almış bir laboratuar olmanın avantajları nelerdir?
laboratuar akreditasyonu teknik yeterliliğin güvenilir bir göstergesi olarak hem ulusal hem de uluslararası yüksek saygınlığı ifade eder. laboratuar akreditasyonu laboratuarların yeterliliğinin resmi olarak tanınmasını sağlayarak müşterilere güvenilir deney, analiz ve kalibrasyon hizmetlerini belirleme ve seçmede kolay bir yöntem sunar.
laboratuarın akredite edilmesi için yapılan işlemler uluslararası kriterlere göre düzenlenmiş ve standartlaştırılmıştır. Akreditasyon için kullanılan ortak yaklaşım sayesinde akredite laboratuarlar tarafından elde edilen sonuçları ihtiva eden rapor ve sertifikalar uluslararası kabul görmektedir. Bu durum, ülkeler arasında mal ticaretinin gereksiz deney ve analiz tekrarları ile yavaşlaması riskini azaltmakta, ilave deney ve analiz masraflarını azaltmaktadır.
standartkalite.com
Etiketler: Akreditasyon, Akreditasyon kim veriyo, Akreditasyon ne, Akreditasyon ne demek, Akreditasyon ne işe yarar, Akreditasyon Nedir ?
MSN’de küfüre bin 500 TL ceza
Yazar: DJ_ENGiN | Kategori: FAZLA BİLGİ
Sanığın mahkemeye yansıyan olumlu kişiliği sonucu ceza 75 gün adli para cezasına indirildi. Sanığın ekonomik durumunu göz önüne alan mahkeme, 75 gün adli para cezasını bin 500 lira para cezasına ve bu cezayı 10 taksitte ödemesine karar verdi.
Mahkeme, sanığın 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tutulmasına da karar verirken, bu süreyi herhangi bir yasaklama veya yükümlülük yüklenmeden geçirmesini kararlaştırdı.
İHA
Etiketler: msn engeleme, msn küfür, msn küfür ceza, msn küfür etme engeleme, MSN'de küfüre bin 500 TL ceza
Eee PC serisine yepyeni bir dokunuş
Yazar: DJ_ENGiN | Kategori: FAZLA BİLGİ
ve yenilikçi teknolojilerin lider üreticisi ASUS, oldukça başarılı olan Eee PC Serisine her geçen gün yenisini ekliyor. 8.9″ dönebilen dokunmatik ekranı ile ön plana çıkan Eee PC T91, kablosuz özgürlüğün yanı sıra dokunmatik özgürlüğü de beraberinde getiriyor.
Eee PCTM T91′in TouchSuite olarak bilinen benzersiz yazılımı ile parmak uçlarınızla sayısız eğlence uygulamaları oluşturabiliyorsunuz. Örneğin fotoğraflarınızı düzenleyebiliyor, fotoğraf albümleri yaratabiliyor, el yazınızla sevdiklerinize notlar bırakabiliyor ve çizgi film karakterleri çizebiliyorsunuz.
Siyah ve beyaz renk seçeneği bulunan Eee PCTM T91′in fonksiyonel tablet yapısıyla yürürken bile belgeleri kolaylıkla okuyabiliyor, dijital olarak notlar alabiliyor ve internette sörf yapabiliyorsunuz.
Esnek Kullanım için Dokunmatik ve Döndürülebilen Ekran
Eee PC TM T91 dokunmatik ekranı ve 180 derece dönebilen Tablet PC formu ile sabit bir düzleme gereksinimi olmadan esnek kullanım olanağı sağlıyor.
Yazı tahtası gibi katlanabilen yapısıyla ayakta da rahatlıkla kullanılabiliyor. Kullanıcılar kolaylıkla notlarını okuyabiliyor, doğrudan ekrana yazabiliyor, çevrimiçi iletişim kurup internette sörf yapabiliyor.
Zengin Yazılım Seçenekleri
Eee PCTM T91 yazılım paketi, kullanıcılara dokunmatik ekranı kullanarak uygulayabilecekleri pek çok olanak sunuyor.
FotoFun
FotoFun ile kullanıcılar sadece parmak uçlarını kullanarak fotoğraflarını yeniden düzenleyerek , kendi fotoğraf albümlerini yaratabiliyor.
Memos
Önemli randevuları unutmak artık geçmişte kaldı. Memos aracılığı ile sevdiklerinize el yazınız ile notlar bırakmak parmağınızın ucunda.
Touch Gate
Touch Gate , ihtiyacınıza gore Windows XP, Widget Modu ve Touch Modu gibi farklı kullanıcı arayüzleri arasında geçiş yapma olanağı sağlıyor. Bu arayüzler arasında parmağınızı ekranda sürükleyerek geçiş yapabiliyorsunuz.
IE Araç Çubuğu
IE araç çubuğu ile kullanıcılar internette sörf yaparken, parmaklarını kullanarak web sayfalarını yakınlaştırıp uzaklaştırabiliyor ve web sayfaları arasında kolay ve hızlı geçiş yapabiliyor.
Parlak ve Şık
Son derece ince ve hafif yapısıyla Eee PCTM T91′i, kullanıcıları ellerinden bırakmak istemeyecek. Sadece 22.5 cm x 16.4 cm ebatları, 960 gr ağırlığı ve 8.9″ ekranı ile dünyanın en küçük ve ince cihazı olan Eee PCTM T91, oldukça kalabalık ve dar alanlarda bile size sıkıntıya sokmuyor.
Her zaman Her yerde Bağlantı
Zengin bağlantı seçenekleri ile donatılmış olan Eee PCTM T91 ile heryerde yüksek hızda internete bağlanabilmenin keyfini yaşayabiliyorsunuz. Ayrıca Wi-Fi 802.11n and Bluetooth® desteği de internete ve diğer cihazlara daha hızlı ve kolay bağlanmanızı sağlıyor.
Hareket Halindeyken Tek Dokunuşla Eğlence
Oldukça iddialı video , müzik ve fotoğraf oynatma yeteneklerine sahip Eee PCTM T91,
Eee Storage özelliği ile de 20 GB çevrimiçi depolama sağlıyor. Böylece kullanıcılar, belgelerine ve multimedya dosyalarına her an ve her yerden ulaşabiliyor
Super Hybrid Engine ile Uzun Pil Ömrü
Enerji tasarrufunu maksimum düzeye çıkaran geliştirilmiş ASUS Super Hybrid Teknolojisi ile üretilmiş EeePCTM T91 kullanıma bağlı olarak 5 saate kadar kesintisiz bilgisayar deneyimi sunarak size güç adaptörünü heryere taşıma zahmetinden kurtarıyor. Super Hybrid Teknolojisi ayrıca kullanıcıya çeşitli güç modları arasında seçim yapabilme olanağı da sağlıyor.
Teknik Özellikler
| Model | Eee PCTM T91 |
| İşletim Sistemi | Orijinal Windows® XP Home |
| Ekran | 8.9″ Arka Aydınlatmalı Dokunmatik Panel |
| CPU | Intel® Atom Z520 |
| Chipset | Intel® US15W |
| LAN | Bütünleşik 10/100 Mbps Fast Ethernet |
| Kablosuz Bağlantı | WLAN: 802.11b/g/n
Bluetooth V2.1 |
| Bellek | 1GB (DDR2) |
| Depolama | Toplam 82GB (16GB Solid State Disk + 16GB SD Kart + 20GB Eee Storage) |
| Arayüz | 1 x VGA port (D-sub 15-pin, harici monitör için)
2 x USB 2.0 port 1 x LAN RJ-45 2 x Ses bağlantısı: Kulaklık/Mikrofon |
| Kamera | 0.3 M Pixel |
| Okuyucu | 3-in-1 MMC, SD, SDHC flash card slot |
| Ses | Yüksek kalitede ses Bütünleşik yüksek kaliteli streo hoparlörler Digital Array Mic |
| Pil Ömrü | Li-Polimer pil, 5saat** |
| Boyutlar | 225mm (W) x 164mm (D) x 25.2 ~ 28.4mm (H) |
| Ağırlık | 0.96kg |
| Renk Seçeneği | Siyah,Beyaz |
| Diğer | Stylus kalem |
Etiketler: eee pc, eee pc yeni model, eee pc serisi, eee pc yeni stil
Umutsuz Ev Kadınları Yeni Dizi
Yazar: DJ_ENGiN | Kategori: FAZLA BİLGİ
Fatih Aksoy, Medyapım çatısı altında Türkiye’nin yeni televizyonculuk olayına imza atmak için kolları sıvadı. Dünya’ yı kasıp kavuran, ülkemizde de yıllardır büyük bir beğeniyle izlenen Desperate Housewives dizisinin yerli versiyonu çekilecek. Umutsuz Ev Kadınları ismini taşıyacak dizi için Medyapım, dizinin yapım şirketi ile anlaşmaya varmış. dizi orjinal senaryosuna tamamen bağlı kalarak uyarlama biçiminde ülkemizde yayınlanacak. Türk Umutsuz Ev Kadınları için Aksoy Florya’ da büyük bir plato kurmuş ve dizinin geçeceği şehri en baştan yaratmak için kolları sıvamış. Umutsuz Ev Kadınları Kasım ayında ekranda olacak. Dizinin cast çalışmaları sürerken başrol için anlaşılan isimler ise tartışma yaratacağa benziyor. Ayşe Tolga Susan’ ı, Berna Laçin Lynette’ i, Hande Ataizi Gaby’ i ve Deniz Akkaya Bree’ yi canlandıracak. Medyapım yeni bir televizyon fenomeni doğuyor demekle yetiniyor ve ser verip sır vermiyor. Orjinaline tamamen bağlı kalınacak Umutsuz Ev Kadınları büyük bir heyecanla bekleniyor.Dizinin çekimlerine Ekim sonu başlanacak.
Etiketler: Ayşe Tolga, Berna Laçin, Deniz Akkaya, Hande Ataizi, medyapım, umtusuz ev kadınları, umtusuz ev kadınları 1.bölüm, umtusuz ev kadınları hangi kanaldaa, umtusuz ev kadınları resimleri, umtusuz ev kadınları tanıtım, umutsuz ev kadınları fragmanı

