Türkiye “uçan internet”le tanışıyor

<!– –>

TTNET, tüm kullanıcılara ev ve iş dışında da güvenli ve hızlı internet konforunu yaşatıyor. Türkiye genelinde şu anda 3 binden fazla noktada servis sunan TTNET, yıl sonuna kadar bu sayıyı iki katına çıkarmayı hedefliyor.

Türkiye’nin lider Internet servis sağlayıcısı TTNET, servis noktalarının sayısını her geçen gün artırarak, hızlı, güvenli ve kolay erişilebilir kablosuz Internetin sınırlarını genişletiyor. TTNET müşterileri kendilerine her ay hediye edilen yüzlerce dakikayı ücretsiz kullanırken, aylık 10 saat kullanımı sadece 3 TL’ye satın alabiliyor. TTNET müşterisi olmayan kullanıcılar ihtiyaç duydukları anda bilgisayarları üzerinden kredi kartı ile istedikleri sürede kullanım satın alabiliyor. Böylece TTNET müşterisi olsun olmasın tüm kullanıcılar “TTNET Uçan İnternet” ile internete hızlı ve güvenli bağlanmanın keyfini sürüyor.

TTNET, artan WiFi noktaları ile tüketicilere kütüphane, kafe, restoran, havaalanı, terminal, üniversite, otel, fuar alanı, hastane, alışveriş merkezi, marina gibi birçok alanda Internete kesintisiz erişim olanağı sunuyor.

Internet bağlantısına ihtiyaç duyan herkes, TTNET WiFi logosu bulunan mekanlarda, taşınabilir ya da avuç içi bilgisayarları,  WiFi uyumlu cep telefonları ve 802.11 b/g destekli diğer mobil cihazlar ile kablosuz Internete bağlanabiliyor.

WiFi hizmeti ile Türkiye’de bir ilke imza atan TTNET’in, Internet erişiminin yaygınlaşması için çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen TTNET Genel Müdürü Tahsin Yılmaz, “WiFi hizmetimiz sayesinde mobil Internet kullanıcıları Türkiye geneline yayılmış TTNET WiFi servis noktalarından kablosuz hızlı genişbant Internet erişiminin keyfini sürecek. TTNET olarak, Internet kullanıcılarının ve abonelerimizin hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla Internet alanında öncü ve yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. Yılmaz, İstanbul’dan Van’a 81 ildeki 3 binden fazla TTNET WiFi servis noktasını, Mart ayı sonuna kadar 4 bine, yıl sonuna kadar da 2 katına çıkaracaklarını söyledi.

TTNET WiFi ile “Uçan İnternet” Her Yerde

TTNET müşterisi olmayan Internet kullanıcıları, açılan karşılama sayfası üzerinden kredi kartlarıyla ödeme yaparak bu hizmetten faydalanabiliyor. Günlük 30 dakikası 3,23 TL, 60 dakikası 5,55 TL, 150 dakikası 11,09 TL; haftalık 300 dakikası 18,95 TL ve aylık 1800 dakikası 76,11 TL olmak üzere beş ayrı seçenekte satışa sunulan bu paketlerle tüm kullanıcılar Internete erişebiliyor.

TTNET müşterileri ise TTNET WiFi servis noktalarında TTNET hizmet numaralarını, kullanıcı adlarını ve şifrelerini girerek, Internete hızlı ve kolayca bağlanıyorlar. Aboneler, kullandıkları Internet paketine göre TTNET WiFi hizmetinden her ay belirli sürelerle ücretsiz olarak yararlandıkları gibi aylık sadece 3 TL karşılığında 600 dakikalık ekstra abonelik paketine sahip olabiliyor.

Tüketiciler WiFi hizmetini, 444 0 375 TTNET Müşteri Hizmetlerini arayarak ya da Türk Telekom ofisleri/bayileri, PTT’ler ve çözüm ortağı bayilerden ve www.ttnetwifi.com.tr‘den satın alabiliyor. Aynı zamanda TTNET müşterileri, -bilmiyorlarsa- hizmet numarası, kullanıcı adı ve şifrelerini 444 0 375 TTNET Müşteri Hizmetleri’ni arayarak hızlı bir şekilde öğrenebiliyorlar.

TTNET Abonelerine Sunulan Hediye Dakikalar

Paket Adı

Yeni
TTNET WiFi Hediye Dakikası

1 Mbps 4 GB ADSL

100 dk/ay

2 Mbps 4 GB ADSL

300 dk/ay

1 Mbps 6 GB ADSL
2 Mbps 6 GB ADSL
1 Mbps Limitsiz ADSL
2 Mbps Limitsiz ADSL
4 Mbps Limitsiz ADSL
16 Mbps VDSL2
32 Mbps VDSL2
TTNET İŞYERİM Esnaf
TTNET İŞYERİM Esnaf Ekstra

900 dk/ay

TTNET İŞYERİM Profesyonel
TTNET İŞYERİM Profesyonel Ekstra

1800 dk/ay

TTNET İŞYERİM VDSL2 16 Mbps
TTNET İŞYERİM VDSL2 32 Mbps

Web Tasarımına Başlarken!

Merhaba arkadaşlar. Web site tasarımına başlarken nereden nasıl başlamalıyız? Neleri bilmemiz gerekli olabildiğince kısa olarak bu konulara değineceğim.

Web Tasarımı derken ilk olarak aklımıza bir web sitesinin görsel olarak gözümüze görünen kısmı gelir. Halbuki iş sadece bundan ibaret değildir. Sitenin görselliği kadar işlevselliği ve kodlamasıda önemlidir. Yaptığımız sitenin tasarımının kullanıcıyı tatmin etmesi ve kodlamasınında olabildiğince uygun olmalıdır. Web sitesini yapmaya başlarken ilk önce algoritma oluşturmanı sizin yararınıza olacaktır. Yani hangi sayfada neler olacağı ve nasıl ilerleyeceğinizi bir kağıda not alın sonrada sitenizi tasarlamaya başlayın.

İlk olarak tasarımını hazırlayın ve hazırladığınız tasarımı kodlamanıza uygun olmasına dikkat edin.Bundan kastım tasarımı mesela html’e düktüğünüzde sitenizde herhangi bir şekilde resimlerin kaymaması için özen gösterin. Bu konuyu başka bir makalede ayrıntılı olarak ele alacağım.

Tasarımı hazırlarken Photoshop programını kullanabilirsiniz. Bence en iyi program bu. Sizlere tavsiyem Photoshop bilginizi geliştirin. Web site tasarımında olsun, banner reklamları, sitenize koyacağınız resimler olsun bu konularda çok işinize yarayacaktır. Zaten Photoshop’un hazırladığınız tasarımı CSS ya da HTML olarak yayınlamanızı sağlıyor. Yani tasarımızın çıktısını hem HTML olarak hemde CSS olarak çıkartabiliyorsunuz Photoshop‘dan.

Tasarımlarınızda estetik ve görselliğe dikkat edin. Yapacağınız tasarımın yapmış olduğunuz site ile uyum içerisinde olmasın adikkat eidn. Mesela bir oyun sitesi tasarımı yapıyorsanız tasarımın olabildiğince renkli görselliği çok olması gerekir. Ya da bir Caring firmasına yapıyorsanız ona göre tasarım hazırlamanız sizin için müşteri kazanmanızı ve sitelerinizin güzel olmasını sağlar.

Bilmeniz gereken bir kaç program var. Bunlardan birincisi tabii ki Photoshop. Sonra hazırladığınız tasarımı kodlama aşamasında devam ettirebilmek için Dreamweaver gibi html site yapım progralarından en az birisini bilmeniz gereklidir. Ve Flash… Bu program hakkındada bilginizin olması gerekli. Sitelerdeki animasyonlar hareketli flash bannerler olsun bunları hazırlayabilmeniz için Flash bilginizin olması gereklidir. Ya da bir müşteriniz sizden tamamı Flash olan bir sitede isteyebilir. Siz her konuda tedbirinizi alın.

Web tasarımı konusunu kendinize meslek edinmek istiyorsanız ilk önce tasarım ve kodlama konusunda kendinizi olabildiğince zorlayın ve herşeyi öğrenmeye çalışın. İlerde bu bilgileriniz ile kaliteli projelere katılarak referanslarınızı çoğaltırsınız bu da sizin için çok büyük bir avantaj. Çünkü bir işe girmek istediğinizde sizden direkt olarak referanslarınızı isteyeceklerdir. Sizin elinizde bişeyler yoksa geri dönersiniz.

Yaptığınız web tasarımlarını kim olursa olsun kendi verdiğiniz fiyata satın. Yaptığınız tasarımların sizin için değeri olsun ki satacağınız zaman iyi kazanabilesiniz.

Siteleri tasarlarken tamamen özgün tasarım ve kodlamaya sahip olmasına çok dikkat edin. Çünkü özgün siteler her zaman bir +’dır. Sizin ne kadar iyi web site tasarımı yaptığınızın belirtisidir.

Web tasarımı yaparken sürekli kendinizi yenileyin ve hergün yeni bilgiler edinin.

Websitenizin Trafiğini Hızla Arttırmak İçin 10 Harika Yol

Web Forumlarında gördüğüm en çok sorulardan biridir: “Blogumun veya Websitemin trafiğini nasıl arttırabilirim?”. İnternette bunun için bir çok yol ve hile mevcuttur. İşte size “Internet Star” olmak için gerekli, kanıtlanmış 10 yol.

1. Bedava içerik ile ziyaretçilerinizi teşvik edin. Bu makaleler olur veya çeşitli blog yazıları olur. İçeriğinizi ziyaretçi için çekici hale getirin, bu paylaşacağınız şeyin (yazı, şarkı, program) son hali veya orjinali olabilir. Ayrıca ziyaretçinize içeriğiniz değiştirme yenileme ve kendi blogunda, sitesinde yayınlayabilme hakkı verebilirsiniz. Fakat bu yöntemi uygulayacaksanız paylaşacağınız içeriğin sonuna url adresinizi ekleyin ki ziyaretçiler sizi rahatça bulabilsinler. Bu sayede sitenize fazlası ile geri dönüşüm yapabilirsiniz ve yazı değişik sitelerde yayınlandıkça siteniz hem back-linkler hem de ziyaretçiler kazanmış olacaktır…

2. Forumunuza veya haber grubunuza üyelikleri ücretsiz yapın. Aktivitasyonu kaldırın, sitenizi ziyaretçilere açın. Zaten bu günlerde ortalık forum ve haber grubu doldu. Sizin onlardan bir farkınız olmalı. Çok aktif ve yararlı üyelerinizi ödüllendirin. Bu sayede onları teşvik etmiş olursunuz ve diğerlerini de hırslandırıp aktif olmalarını sağlamış olursunuz. (Bu madde orjinal metinde çok farklıydı ve başka bir konudan bahsediyordu yalnız Türk siteleri için gerekli olmayan bir maddeyi yazmak yerine kendimin ve bir çok webmasterin üzerinde anlaştığı bu maddeyi yazmak daha mantıklı geldi.)

3. Bedava dizin hizmeti veya sunun veya içeriğinizle ilgili ziyaretçiye faydalı olabilecek diğer sitelerin linklerinin bulunduğu bir sayfa hazılayın. Dediğim gibi eğer hazırladığınız kaynak dizin sitenizin içeriği ile ilgili diğer kaynak sitelere ve ilginç sitelere link veriyorsa zaten sitenize içeriği için giren bir ziyaretçi o içerikli ilgili diğer sitelere ulaşmak isteyecektir. Sizin kaynak dizininiz ise o ziyaretçiye bir kitabın fihristesi gibi yol göstereceği için bütün o sitelere ulaşmak istediği her an sizin dizininizi ziyaret edecektir. Bu da size sürekli bir ziyaretçi demektir…

4. Ziyaretçilerinize ücretsiz e-book dağıtın. Ben 15 blogumda da bu hizmeti sağlıyorum. Bedavayı seviyorum! (Kim sevmezki ). Bazı e-book yazarları kitaba sizin kendi reklam ve linklerinizi koymanıza izin verir ve sizden alınan içinde sizin reklamınızın bulunduğu e-book bir çok yerde paylaşıma sunulacaktır. Bu size hem verdiğiniz bedava e-book hizmetinden dolayı hem de yayınladığınız reklamlardan dolayı ziyaretçi getirecektir…

5. Bedava dersler verin ve ders alanlar için özel sınıflar hazırlayın. Bu sizin web sitenizin chat odasında olabilir mesela. Bilgiyi canlı olarak öğrenme fikri kişiyi sizin sitenizi ziyaret konusunda kesinlikle ayartacaktır. Ayrıca siz ders verdiğiniz konuda bir uzman olarak bilineceksiniz. Bu dersleri özel haber grubları düzünleyerek veya forumlarda da verebilirsiniz…

6. Düzenlediğiniz yarışma ve bahislere ziyaretçinize bedava giriş hakkı verin. Ödüller ziyaretçinizin ilgisini çekecek ve dikkat uyandıracak olmalıdır. Bu sayede yarışmanıza kayıt olan kişi sonuçları görmek için tekrar sitenize uğrayacaktır. Ödül illa para olacak diye bir koşul yok. Kaliteli bir kitap, çok kaliteli ve ilgi çekici üyeliği ücretli olan bir siteye ücretsiz üyelik vs. vs…

7. Ziyaretçinize bedava yazılımları indirme olanağı tanıyın. Bu yazılımlar freeware, shareware veya demolar olabilir. Ayrıca sitenizin bir bölümünü bedava yazılım dizinine dönüştürebilirsiniz. Eğer yazılımın yapımcısı siz iseniz içine reklamınızı yerleştirin ve insanların onu dağıtmasına izin verin…

8. Sitenizden ziyaretçilerin faydalanabileceği bedava online servisler sunun. Bu pr öğrenme servisi olabilir, sayaç servisi olabilir yani çoğtaltabiliriz bu örnekleri. Yalnız bu servislerinizin hedef kitleye yardımcı olabilecek olmasına dikkat edilmelidir.

9. Sitenizden ziyaretçiye bedava danışma hizmeti sunabilirsiniz. E-mail veya telefonla da olabilir bu yardım. İnsanlar bunu benimseyeceklerdir çünkü danışma fiyatları genelde yüksektir. Bir konuda onların ihtiyacı olan bilgiyi onlara sağlamanız size o konuda internet çapında bir vasıf kaznadıracak ve reklamnızı çok kolay yapmış olacaksınız.

10. Eğer online bir klübü sahipseniz. İnsanlara bir yıllık bedava üyelik hakkı verin. Bu syaede insanlar sizin hizmetinizi kullanmaları durumunda neler kazanacaklarını görürler ve üyeliklerini ücretli olarak devam ettirirler. Bu bir oyun klübü, video klübü, yazı klübü olabilir. Eğer gerçekten çok benzersiz ve kaliteli bir klübünüz varsa bu hizmeti en kötü ihtimalle bir ay vermeye çalışabilirsiniz…

Bu 10 harika yol size ziyaretçilerinizi sitenizi sürekli ziyaret etmeleri için ikna eder. Bunun yanında arama motorları tarafından da es geçilmeyeceğinizi unutmayın…

kaynak: Makale Dünyası

Tam da web tasarımı yapacaktım!

Kendinizde biraz yaratıcılık duygusu hissettiniz, yani ilham geldi, bir oturdunuz mu bomba gibi bir tasarım yapabileceğinizi düşünüyorsunuz. Öyle olmasına öyle ama, iş uygulamaya geldiği zaman zannettiğiniz kadar kolay değil. Öyleyse ne tür bir yöntem izlemeniz gerektiğine dair anekdotlardan oluşan bu maddelere birlikte göz atmaya ne dersiniz?

ders006_3.jpg 1. Haydi başlayalım

Nerede nasıl başlıyoruz peki? Bilgisayarınızın başına gidip oturup o bomba gibi tasarımınıza hemen başlamak niyetindesiniz ama eğer siz de benim gibiyseniz, iş, aile, arkadaşlar ve günlük sıradan işler sık sık yaratıcı yönünüz için engel teşkil edecektir. Bu durumda nasıl hareket etmeli peki? Bana sorarsanız, her zaman elinizin altında bir karalama defteri veya not defteri bulundurmanız en iyisi. Aklınıza gelen en ufak bir düşünceyi bile kabataslak olarak kâğıda aktarmak çok iyi bir fikirdir. Rasgele çizebilirsiniz de. Diyelim ki bir arkadaşınızla konuşuyorsunuz, onun anlattığı şeyler ve kullandığı kelimeler size bir anda çok ilginç bir fikir verdi. Daha sonra geliştirmek ve üzerinde düşünmek üzere onu hemen not defterinize kaydedin veya çizin. Tam uyuduğunuz bir esnada da aklınıza şahane bir fikir gelebilir. Onu kâğıda aktarmak istersiniz, ama vücudunuz o kadar ağırdır ki, yerinizden kalkmak ölüm gibi gelebilir. Bu durumda ya bu fikir sabaha kadar uçarsa? İşte her zaman yatağınızın yanında bile kâğıt kalem bulundurmanız, eğer işinize önem veren biri iseniz çok önemlidir.

ders005_4.jpgDiğer bir nokta fotoğraf makinenizin veya kameranızın olmasıdır. Gerçi artık bunlar cep telefonlarına bile girdiğine göre, gidip özel bir makine aramaya herhalde lüzum yok. Ancak kaliteli bir fotoğraf makinesinin cep telefonları ile yine de kıyaslanmayacağı ortada. Bu nedenle farklı bir mekâna giderken fotoğraf makinenizi de götürmek çok işinize yarayacaktır. İş yerinizde, eve dönüş yolunda ve herhangi bir alışveriş ortamında rasgele görüntüler yakalayın. Ara Güler gibi eşi benzeri olmayan kareler yakalamanız gerekmiyor. Bazen kazara çektiğiniz flu bir görüntü bile sizin zihninizde yeni şekiller oluşturabilir. Daha da ilerledikçe çok eğlendiğinizi göreceksiniz. Ama sonuç hepsinden daha zevkli olacaktır.

Bu notları, kabataslak çizimleri ve fotoğrafları kullanmak sizin yararınıza olacaktır. İyi bir fikir bulursanız peşini bırakmayın, izini kesinlikle kaybetmeyin. Not aldığınız her ilginç fikir, tasarım esnasında aklınıza daha değişik fikirler de getirecektir, bunu unutmayın.

2. Kafa yoracak bir şeyiniz var mı?

Üzerinde durmak istediğim bir diğer konu da anlamsız grafikler oluşturmaktır. Yani bir resim üzerinde çalışmaya başladığım zaman bu resmin bir mesajı ya da bir konusu olup olmadığı konusunda kafa yorarım. Kafanızda bir senaryo oluşturmaya çalışmak en mantıklısıdır. Mesela benim unutamadığım bir film senaryosu olayı vardır:

Film ekibi toplanmış, nasıl bir film yapalım diye düşünüyorlar, senaryo hazırlama aşaması… Biri ortaya bir cümle atıyor: “Bir kadın raylara bakıyor” diyor. “Nasıl bakıyor?” “Dikkatle.”

“İntihar mı edecek?” “Düşünüyor.” Meğer pusuda bekleyen yüzlerce soru varmış: “Kim bu kadın? Yaşı kaç? Neden intiharı düşünüyor? Nasıl bir kişilik kalabalık bir istasyonda raylara kendisini atmayı düşünür? Bu tür bir intihar biçimi nasıl bir mesaj içerir?” “Mesaj mı? Kime?” “Kocasına.” “Anlar mı?” Bu kez benzeri sorular kocası için sorulur, yanıtlar bulundukça, kıvılcımı yaratan öncül motifin arkasında yatan gerçeklik kıvranmaya başlar, film öyküsünün ucu görünür: tren yolculuğuna başlanır. Sonra bu macera bir kadınla oğlu arasındaki ilişkiyi eksen alan bir öyküye varır. Bittiğinde, her şeyi başlatan sahne, hikâyede yoktur. Ama asıl nokta şu: Raylara o biçimde bakabilecek bir kadının öyküsüdür bu. Bir resimden çıkılmış ve ruhen o resme sadık kalınmıştır.

İşte bunun için bilgisayar ekranının tam karşısında öylece oturup Photoshop’ta boş bir tual üzerinde çalışmaya başlamak yerine olaya direk girmek en iyisidir. Açın bir resim, açın bir çalışma, kendi kendinize bir tema ile uğraşın, belki notlarınızdan biri de size bu konuda yardımcı olacaktır. Bir fikir olmaksızın başladığım zaman, arşivimdeki resimlere bir göz atarım, ya da önceki çalışmalarımı bir gözden geçiririm, sıkıntıya girmeye değer bir şeyle de nadiren karşılaşırım. İlerlemek için en iyi yol, fikirlerden birini oluşturmaya bir an önce başlamaktır.

3. Müzikteki güç

Belki bu fikrime katılmayanlar olabilir ama bence müzik büyük bir ilham kaynağıdır. Bir şarkının ille de sözlerini anlamaya gerek yok, önemli olan müziğin o an verdiği ruh halidir. Müzikle içinizde gömülmüş olan duygu ve düşünceler dışına yansıyacaktır. Bunu yaratıcı bir avantaj olarak kullanabilirsiniz. Ancak müzik dediğimiz zaman kafa yorucu, baştan çıkarıcı, çok hareketli veya arabesk müzikleri kastetmiyoruz. Müzik size sadece yalnız olduğunuzu unutturacak nispette olmalı. Adeta sırtınızı sıvazlıyormuş hissi vermeli.

ders007_2.jpgAncak sürekli aynı müzikleri de dinlemeyin. Yeni müzikler dinlemeye çalışın, farklı ülkelerin müziklerini de dinlemeniz olaya ayrı bir güzellik katacaktır. Normalde pas geçtiğim ama sonradan dinlediğim bazı müziklerin beni şaşırttığı olmuştur. Mesela, Kitaro, Enigma, Enya, Yanni, Era, Jean Michel Jarre, John Powell, Trevor Rabin, Hans Zimmer gibi besteciler size ilham verecek müzikleri sunan en büyük müzik duayenlerdir.

4.Araştırmak.

Tasarım dünyasındaki diğer çalışmaları keşfe çıkın. Keşfettiğiniz yeni çalışmalar vasıtası ile ilham dünyanıza yaratıcı yeni kaynaklar eklenecektir. İnternetten web tasarım işini yapan yerli ve yabancı kimselerin çalışmalarını inceleyin. Nasıl bir kompozisyon oluşturmuşlar, renk kombinasyonunu nasıl uygulamışlar, hangi tarz konulara hangi stilleri kullanmışlar? Örneğin, oluşturdukları çalışmaları insanlarla paylaşanların bir araya geldiği pek çok site vardır. Devian Art, GFX Artist, CG Channel gibi grafikle ilgili her tür çalışmayı paylaşabileceğiniz sitelerin yanı sıra, ödül alan birçok sitenin yer aldığı, kategorilerine göre sınıflandırıldığı birçok site var. Bu çalışmaları sıkı sıkı takip edin, gerekirse yorumlarınızı dile getirin, etkileşim kurun, siz de tasarımlarınızı onlarla paylaşın.
Ben bir tasarıma başlamadan önce sıkı bir araştırmaya girerim, yüzlerce çalışmayı incelerim, konumdaki genel yapıları tespit ederim, tasarımlardaki farklılıkları ve önemli noktaları belirlerim, kullanılan tarzı yakından incelerim, sonra da çalışmaya başlarım. Ara yüz oluştururken böyle bir araştırmanın çok büyük faydası olur. Çünkü teknik kolaylıklar da çok hızlı ilerliyor. Ola ki sizin saatlerce uğraştığınız bir konuda biri çok basit bir yöntem geliştirmiş olabilir. Bunun için gözlerinizi açık tutmanız gerekiyor, tabii zihninizi de.

5. Çevre.

Biraz değişiklik yapın. Yürüyüş yapın. Bir çiçekçi dükkânını, köpek kedi satan bir yeri ziyaret edin. Günlük yaptığınız sıradan alışkanlıklarınızı değiştirin. Etrafınıza “bakın”. Sanatçı insanlar dünyaya diğer insanlardan daha farklı gözlerle bakarlar. O zaman sizin de bir tasarımcı olarak mümkün olduğu kadar farklı bir bakış açısına sahip olmanız kaçınılmazdır. Sürekli aynı düşünce tarzı ile hareket eden insanlar farklı çalışmalar ortaya koyamazlar. Sadece tanıdıklarınızla değil, tanımadığınız insanlarla da konuşun. Tasarım yaptığınız konudaki bakış açısını sorun. Çoğu kez yeni fikirler konuştuğunuz esnada aklınıza gelir, bazen de akşam yürüyüşe çıktığınızda. Benim bir araçta giderken dışarıyı seyretme esnasında aklıma çok değişik fikirler gelir mesela. Akıp giden ağaçlar, hızla kaybolan yol, insanlar, binalar, bulutlar ve zaman. Bunların hepsi bir şekil olup birleşirler ve zihnimin bir köşesinde diyalog başlar. Bilgisayarın başına oturur oturmaz ben bu diyalogu aktarmaya başlarım. Sonra aslında başlangıçtan farklı olarak çok değişik çalışmalar çıkar ortaya.

Çevreniz sizin için farklı bir dünyadır, özel bir bakış açısıdır. Bu nedenle çevre faktörünü unutmayın.

6. Herkesi memnun etmek.

İşte bu imkânsızdır. Ne kadar çabalarsanız çabalayın, bütün herkesi memnun etmeniz asla mümkün değildir. Herkesin hayal gücü oranında beğenme yetisi vardır. Siz kim için tasarım yapacaksınız o zaman? Eğer iş kişisel bir işse ve sonuç sizi memnun ediyorsa bunda sorun yok. Başkaları beğenmeseler bile sonuçta siz onu beğeniyorsunuz. Ama eğer iş bir müşterinizin işi ise, sizin düşünceleriniz değil, onların düşünceleri daha ön planda olacaktır. Siz mükemmel bir tasarım ortaya koysanız bile mutlaka eksik bulacaklardır, hiç eksik bulunmasa bile size neden bu kadar kusursuz bir tasarım yaptığınızın hesabını soracaklardır. Herkes bir şeyler söyleyecektir, bu durumda onların söyledikleri sizi üzmesin, bunları kafanıza pek takmayın. Örneğin, diyelim ki, çalışmanızı bir yere gönderdiniz ve biri tamamen olumsuz şeyler söyledi. Bazı insanların negatif enerji depoları olduğunu ve çocukça davranabileceklerini aklınızdan çıkarmayın. Bu tip insanlar genelde “Bunu yapmakta ne varmış, ben bile yaparım, şurası böyle olmuş, sen bu işi bilmiyorsun, hiç beğenmedim” gibi kıskançlık krizleri içeren cümleler kurarlar. Bunlara takılıp kalmanızı önermem.

Siz bütün dikkatinizi yapıcı eleştirilere yöneltin ve bunlara önem verin. Sanat özneldir, herkesin aynı şekilde anlaması gerekmez. Bununla birlikte iyi niyetli önerileri dikkate almanız, samimi bir şekilde ifade edilen eleştirilere önem vermeniz, amacınıza nasıl ulaşabileceğinizi kendi kendinize sormanız, tabiri caizse kendi kendinizi de eleştirmeniz lazım.

7. Biraz ara verin.

Bankaların ifadesi ile 7/24, yani 7 gün 24 saat tasarım yapamazsınız. İnanın bana, böyle yaparsanız düşündüğünüzden daha hızlı bir şekilde mahvolacaksınız. Hayattan zevk almaya bakın ve hayatınızı Photoshop’a göre planlamayın. Photoshop benim için bir hobiden biraz fazlasıdır, ama eğer tasarım yapmak sizin için de öyle ise, zamanınızın büyük bir bölümünü ona ayıracağınızda kuşku yoktur. Ancak bazıları için hayat artık tasarım yaptığı program haline gelmiştir, onlar gözleri ekrana saplanmış, bir saniye bile rotasını şaşırmadan ilerleyen gemi gibidirler. Ama Titanic bile battığına göre bu arkadaşların biraz daha dikkatli olmalarında fayda var. Gerektiğinde uyuyun, gerektiğinde gezin, arkadaşlarınıza zaman ayırın, yeni ortamlar oluşturun, hatta alın alet edevatınızı seyahate çıkın. Çünkü tasarım size sonuçta bir şeyler kazandıracaktır mutlaka ama her şeyinizi de bu uğurda kaybetmeniz gerekmez.

ders008_2.jpg

Yukarıda ifade ettiğim düşüncelerin tasarım sürecinde umarım size bir katkısı olur. Elbette bazı bakış açıları farklıdır, benim için öyle olan sizin için öyle olmayabilir. Ama sonuçta faydalı olacağına inanıyorum.

SanalKurs.Net – Siraceddin El

Photoshop’ta Arkaplan Yapımı [Video]

Photoshopta arkaplan yapımını anlattım video ile anlattım.Video sesli.Yaptığınız arkaplanı web tasarımda,logo tasarımda ya da arkaplan gerektiren herhangi bir yerde kullanabilirsinz.Yapamadığınız bir şey olursa ya da sormak istediğiniz sorularınız olursa bu başlık altından yorum yaparak sorabilirsiniz.İyi seyirler (: