Telefonunuz Orjinal Mi Öğrenin !

Aldığınız cep telefonun orijinal olup olmadığını, hangi ülkeye ait olduğunu öğrenmek artık çok kolay.

Telefonunuzun hangi ülkeye ait oldugunu bulmak artık çok kolay..Yada Telefonunuzun orgina olup olmadığınıda öğrenebilirsiniz
İlk yapmanız gereken telefonuza *#06# kodunu yazıp IMEI numaranızı öğrenmektir..

Kodların dili;

IMEI KODU:

Örneğin seri numaramız: 434566/10/678943/5 Buna göre karşılaştırma yapın…
XXXXXX/YY/ZZZZZZ/A
XXXXXX = önemli değil
YY = ülke kodu
ZZZZZZ = seri numarası
A = önemli değil

10 = Finlandiya
20 = Almanya
30 = Kore
40 = Çin
50 = BrezilyaAmerikaFinlandiya
60 = çinmeksika
70 = Finlandiya
80 = MacaristanAzerbaycan

Ülke kodunuz;

02 veya 20 ise kötü kalite demek

08 veya 80 ise Almanya üretimi Normal kalite

01 veya 10 ise Finlandiya malı Kaliteli üretim

13 ise MacaristanAzerbaycan üretimi kalitesiz ve Tehlikeli üretim..

00 ise Orginal Nokia fabrika çıkışıdır..Finlandiya üretiminden daha kalitelidir…

Kaynak:İnternethaber

Etiketler: , , , ,

Zuhaha kelimesinin sırrı çözül müş :D

Bu kadar olur dedirten bir senaryo

Flaş Flaş Zuahah Kelimesinin Sırrı Çözüldü!!!

İrc da msn ve heryerde görmeye duymaya alıştığımız zuhaha sözcüğünün nerden geldiğini biliyomuydunuz ? Merak etmeyin bunu bilmeyen sadece siz değilsiniz…Bunu 1999 yılında araştırmaya başlayan Oxford University uzun araştırmalar sonucu akıl almaz sonuçlar elde etti..
ZUHAHA nın bir kabile olduğunu!!!…..Ve tabi PUHAHA nın !!!
M.Ö 70 yılında; dünyanın çeşitli bölgelerinde hüküm süren bu iki kabile aynı anda yıkıldı….ne zaman kuruldukları ise bilinmiyor…
Oxford University bu iki kabilenin birbiriyle hep çekişme içinde olduğunu söylüyor…Bunun bir diğer nedenide stratejik konumları…

Tarihi M.Ö 200 lere dayanan belgelere bakılarak iki kabile arasında geçen savaş öncesi diyaloglar iki kabilenin yıldızının neden hiç barışmadığını kanıtlar nitelikde….

(cümleler 8 dilbilimci tarafından 2 yılda tercüme edilmişdir…)
olay balık tutarken karşılaşan iki farklı kabile üyesi arasında gerçekleşmişdir…

—-**##selam zuhahalı…
———-selamda benim mekanda balık tutuyon ne iş ???
—-**##yok be kardeş ben sen yokken yerini tutuyodum..
———zuhahahahahahahahahah güleyim bari….sen kimi kandırıyon len kanı bozuk puhahalı
—-**##puhahahahahahaha asıl ben güleyim…
(burda geçen zuhaha ve puhaha sözcükleri kabilelerin geleneklerinden dolayıdır kızgınken konuşurken cümlelerin başına
zuhaha ve puhaha koyuyorlar günümüzde uygulanan +18 uyarısını taaaaaaa ne zaman icad ettiklerini görüyoruz…yani bizim gibi “”"la duydunmu bizim maho gay olmuş zuhahahahahahaha”"”" gibi değil niyetleri…)
———gül de bak ne yapıyom seni…
—-**##puhahahahahaha yeter uleyn gel buraya puhaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!
———neeeeeeee puhaaaaaaaaaaaa mı ulen sen bana nasıl…heytttt zuhaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
—-**##puhahahaha
———zuhahahahaha
—-**##puhahahaha
Bundan sonra olayın nasıl geliştiği bilinmiyor iki kişi arasında ama iki kabilenin birbirine düşmanlığı böyle basit bir olaydan başlıyor…
Birbiriyle savaşmaya başlayan iki kabile arasındaki savaş muhahalara kumahaha lara kadar sıçrıyor ama bu saydığımız
kabileler puhaha ve zuhaha lar kadar bilinmiyor oxfordun yaptığı araştırmalara göre o zamanki dağılımları şöyle bu kandaş kabilelerin…

Bu kabileler arasındaki son savaşda (M.Ö 69) iki kabile kanlı bir savaş yapmış ve 2 yıl süren savaşın bitmeyeceğini anlayan Türk devletleri “”"”zuhahahaha”"”" “”"”"puhahahaha”"”"” seslerine dayanamayıp iki kabileyide yok etmtiştir…Zaten dilimize yerleşmesidende bu olayın etkisi büyüktür…
AMA en büyük etken Türklerin bu adamlarla savaşırken yüzlerine bakmaları ve zuhahaha puhahaha seslerini tiplerine bakarken duymalarıdır…

işte bu tipi gören ve sesleri duyan Türkler artık kendi aralarında şakalaşırken ağızlarını kocaman açıp zuhaha puhaha seslerini çıkarmaya başlamışlardır….
Son puhaha ve zuhaha lar…

Etiketler: ,

Biyomedikal mühendisliği

Biyomedikal Mühendisliği, geleneksel mühendisliğin analitik deneyimlerinden yararlanarak, biyoloji ve tıpta karşılaşılan problemlerin çözümü için çalışan ve sağlık bakımı konusunda genel anlamda ilerlemeler sağlamayı hedefleyen bir mühendislik dalıdır. Öğrencilerin bu mühendislik dalını seçmelerindeki etkenler; insanlara hizmet etme hazzı, canlı sistemlerle yapılan çalışmalarda görev alma ve en ileri teknolojileri tıbbi bakımın kompleks alanlarında uygulayabilme heyecanı olarak özetlenebilir.

Biyomedikal mühendis, doktor, hemşire, terapist ve teknisyen gibi tıbbın diğer profesyonelleriyle bir arada çalışır. Biyomedikal mühendislerin çalışma konuları, cihazların ve yazılımların tasarımından, pek çok teknik kaynaklardan bilgileri derleyip yeni prosedürler geliştirmeye ve klinik problemleri çözme amacıyla araştırmalar yapmaya kadar geniş bir alana yayılır.

Biyomedikal Mühendisliğinin ilgi alanı içinde, sağlık alanında teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan mekanik ve elektronik cihaz ve sistemlerin tasarım, üretim, geliştirme, teknik işletme ve bakım-onarım faaliyetleri de yer alır. Bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans, nükleer tıp ve ultrasonik görüntüleme sistemleri, renkli ultrasonik fiber endeskoplar, çeşitli tipte lazer cihazları, bu alanda kullanılan örnek cihazlardandır.

www.biyomedikalciler.com

Etiketler: , , , ,

Biyomedikal

Biyomedikal teknoloji ve biyoteknoloji, esas olarak tıpta teşhis ve tedavi amacıyla kullanılabilecek tüm madde, malzeme, aparat ve cihazların üretimi ile ilgilenen disiplinlerarası bir teknoloji dalıdır.

Sağlık sektöründe farklı amaçlar için kullanılan maddelerin (ilaçlar, aşılar, büyüme faktörleri, hormonlar, proteinler, oligopeptidler, oligonükleotidler, vb.) özellikle modern biyoteknoloji teknikleri kullanılarak sentezi/üretimi, kısaca “Sağlık için Biyoteknoloji” günümüzde uluslararası düzeyde (özellikle gelişmiş ülkelerde) en çok yatırım yapılan bilim ve teknoloji dalları arasında ön sırada yer almakta/hızla gelişmektedir, ve “Biyomedikal Teknoloji” nin önemli bir bölümüyle örtüşmektedir. Biyomedikal Teknolojinin önemli bir dalı yine teşhis ve tedavi amacıyla malzeme üretimidir. Polimerler başta olmak üzere, metaller ve alaşımlar, özel seramikler, karbon ve bunların kompozitlerinden oluşan malzemeler (“Biyomateryaller”) yapay organlar, sert ve yumuşak doku protezleri, ve teşhis ve tedavi amaçlı aygıtların/cihazların yapımında yaygın olarak kullanılmaktadır. Sağlık sektöründe diğer bir alt grup ise, tanı kitleridir. Hastaneler, klinikler, üniversiteler, laboratuarlar ve kişisel olarak kullanılan birçok tanı kiti geniş bir pazar oluşturmaktadır. Biyoçip teknolojisi çoklu tanının aynı anda yapılmasına olanak vermektedir ve Biyomedikal Teknolojinin çok hızla gelişen dalları Genomiks ve Proteomiks ile ilgili uygulamalarında önemli bir role sahip olacağı muhakkaktır. Biyomedikal Teknoloji ürünleri boyut ve kapasite olarak üretimleri az, dolayısıyla küçük fakat özel mekanlarda, özel koşullarda üretilen ürünlerdir, ancak olmazsa olmaz tanımına uyan bir pazara sahiptir ve fiyatları komodite ürünlere göre çok yüksektir. Biyoteknoloji/ Biyomedikal Teknoloji, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede olduğu gibi Türkiye’de de öncelikli desteklenmesi gereken Bilim ve Teknoloji Dallarından bir olarak görülmekte ve çeşitli plan ve programlarda yer almaktadır. Tüm modern/yeni teknoloji dallarında olduğu gibi bu teknolojinin doğru ve hızlı gelişimi için sanayi-akademi ilişkisine gereksinim vardır.

Detaylar =>  Biyomedikalciler.com

Etiketler: , , , , ,

Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi :D

-Fareler Kusamaz.
-Zürafalar yüzemez.
-Yılanlar duyamaz.
-Karıncalar uyuyamaz.
-Kirpiler suda batmaz.
-Kutup ayıları solaktır.
-Sineklerin 5 tane gözü vardır.
-Zürafanın ses telleri yoktur.
-Yunuslar bir gözlü açık uyurlar.
-Develerin 3 tane kaşı vardır.
-Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir.
-Zürafanın dili 35 cm. kadardır.
-Istakozların kanı mavi renktedir.
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
-Fil zıplayamayan tek memelidir.
-Sığırların 4 tane midesi vardır.
-Kangurular geri-geri yürüyemezler.
-Kediler şeker tadını ayırt edemezler.
-Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler.
-Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.
-Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar.
-Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
-Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.
-2600 kadar kurbağa cinsi var.
-Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.
-Sadece domuzlar güneşten yanabilir.
-Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.
-Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
-Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.)
-Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
-Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
-Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.
-Bir insanın su ve yemek olmadan yaşayabildiği en uzun süre 18 gündür.
-Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir.
-Çekirgenin kulağı dizindedir.
-Yeryüzünün en sıcak yeri Afrika’da El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece)
-Yeryüzünün en soğuk yeri Antarktika’da Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece)
-Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu.
-İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı.
-Eski Roma’da şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşden daha değerli sayılırlardı.
-Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısır’ın El-Ezher üniversitesidir.
-Dünyanın en genç üniversite öğrencisi 11,5 yaşındaki Ganesh Sittampalam’dır.
-İlk yeraltı tünel 1 km. uzunluğunda olmuş ve bundan 4 bin yıl önce Irak’ta Fırat nehrinin altından geçmişdir.
-Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez.
-Dünyada 2000 e yakın halk ve 3000 e yakın dil var.
-Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür.
-İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. Kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar.
-İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır.
-Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çin’de 253 sene yaşamıştır. (1680-1933)
-Güneş dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.
-Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.
- Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.
-Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı.
-Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir.
-Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar; rengi ne olursa olsun.
-Ortalama bir buzdağı 20,000,000 ton gelir.
-Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur.
-İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.
-Hapşırdığımız zaman kalbimizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarımız bir an için durur.
-Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır.
-Kadınlar erkeklere oranla iki kat daha fazla göz kırparlar.
-Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.
-Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar.
-İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmakta,en hızlı uzayan tırnak ise orta parmaktadır.
-İnsanlar beyinlerinin %10’nu kullanırlar.
-Bir insan yedi dakika içerisinde uykuya dalar.
-Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır.
- Sarışınların esmerlere göre daha fazla sacı vardır.
-Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler
.